Bu Blogda Ara

20 Şubat 2010 Cumartesi

KüçükSırlar

Herkesin mutlaka mutfakta kullandığı fakat kimselerle paylaşmadığı küçük sırları vardır(biz hanımlar bu konuda asla taviz vermeyiz :)) bilirim).Ben bu haftaki küçük sırlarımıza
patateslerden başlamak istedim.Patateslerin çimlenmemesi için ;patatesleri mutfakta nerde olursa olsun bekletirken içine bir iki tane elma koyarsak çimlenmesini engellemiş oluruz.
Mutfakta en büyük yardımcımız olmazsa olmazımız bıçaklarımızı ise balık kokusundan arındırmak  için yapmamız gereken bir peçete veya bir beze koyduğumuz karabiberle ovmak yahut limonlada silmek.Yemeklerde salatalarda kullandığımız dereotu,nane,maydonoz v.s. yeşillikleri doğramadan önce doğrama tahtasını biraz ıslatalımki yeşillikler doğranırken sularını kaybetmesinler.Böylelikle hem vitaminden hemde lezzetden kaybınız olmaz...

14 Şubat 2010 Pazar

Havuç Tarator

Bugün dışarda bahardan kalma bir hava vardı,gerçi akşama doğru yerini yağmura bıraktı ama öğlen vakti çok hoştu.Böyle bahardan kalma bir havada yemeğin yanına güzel bir tarator fena olmaz diye düşündüm ve hemen yaptım.Tabiiki yalnız yapmakla kalmayıp bu hafif  tadı sizlerlede paylaşmak için sayfamın başına geçtim.
Malzemelerimiz
3-4 adet rendelenmiş havuç
1 yemek kaşığı sıvı yağ (isteğe bağlı ben teflon tavada yaptığım için pek kullanmıyorum)
1 orta boy kase yoğurt
1-2 diş sarımsak
tuz
Rendelenmiş havuçlar bir tava içerisinde biraz tuz ile sotelenir (sıvı yağda katabilirsiniz) havuçlar yumuşak kıvama gelince ocaktan alınır ve soğumaya bırakılır.Havuçlar soğurken bir kenarda sarımsaklı yoğurt hazırlanır.Hazırlanan yoğurdun içine havuçlar alınarak karıştırılır servis tabağına konularak üzeri isteğe göre süslenirve servis yapılır.

14 şubat sevgililer günü :)))

Evet bugün takvimler her ne kadar tek bir güne bağlı kalmasada özelliğini kaybetmeyen o güzel günü göstermekte 14 şubat sevgililer, sevenler ve sevilenler günü.......
                                                       ATEŞ ve SU
Ateş birgün suyu görmüş yüce dağların ardında,sevdalanmış onun deli dalgalarına.Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,yüreğindeki duruluğa.
Demiş ki suya:
-Gel sevdalım ol,hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su , dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa ,
-Al, demiş; yüreğim sana armağan...
sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca,kopmamacasına...
Zamanla su buhar olmaya,ateş kül olmaya başlamış.Ya kendisi yok olacakmış,ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de,yüreğinde ki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış,ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,günler boyu,geceler boyu...
Birgün gelmiş suya varmış yolu,bakmış o duru gözlerine suyun,biraz kırgın,biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
AŞKIN bazen gitmek olduğunu,ama gitmenin yitirmek olmadığını...
Ateş durmuş,susmuş,sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki;
Ateş sudan,su ateşten kaçar olmuş...
Ateşin yüreğini sadece su ,suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...
                                        
            Herkesin bir ömre sığan asla tek bir günle kalmayan SEVGİ leri ve SEVGİLİLER GÜNÜ kutlu olsun.....